Eğitim (siz)siniz

Yayınlandı: 02 Temmuz 2010 / ARDA İŞ: Yazılarım

Bir yarışma var televizyonda; herkes hangi konuda yeteneği varsa(!) çıkıp sergiliyor, 7 yaşındaki çocukta çıkıyor, 70 yaşındaki dede de, hepsinin ortak bir amacı var; yaptıkları ne kadar farklı olursa olsun ödülü kazanmak için uğraşıyorlar.Bir de jüri var; onlarda çıkan yarışmacıların ne kadar yetenekli olduğuna(!) karar veriyorlar. Yaptıkları gösteri her ne ise top sektirmek, şarkı söylemek ve ya dans etmek ona göre değerlendirilip yarışmada kalıp kalmayacakları kararlaştırılıyor. Yarışmanın adı da: Yetenek (siz)siniz.
Bu (siz) i özellikle böyle yazıyorum çünkü yarışmayı düzenleyen çok kurnazca mesajını daha yarışmanın başlığında veriyor zaten: İyi tamam buraya geliyorsunuz ödül kazanmak istiyorsunuz ama zaten bir yeteneğiniz yok olsa bile işe yarar bir şey olmadığı belli diyor.
Bende eğitim sistemimizi bu yarışmaya benzetiyorum aynen; milyonlarca genç daha çocukluklarını yaşayamadan bir yarışmanın ortasına atılıyorlar; yarışma da eğitim (siz)siniz. Her sene kollarından, bacaklarından çekiştirilip dershanelere, özel hocalara götürülüyorlar, ellerinde oyuncakları olması gerekirken , birer  test kitabı var.
Yanlış anlaşılmasın ben eğitim karşıtı değilim, hatta sınav karşıtı da değilim. Ben boş bilginin, ezberci zihniyetin ve çoktan seçmeli bir eğitimin karşısındayım. Neden mi? Nedeni ne çocukların çocukluğunu yaşayamadığı için , ne de ailelerin paralarını akıttıkları ve çocuklarını yarış atı gibi kullandıkları için. Aslında nedeni açık: Bu eğitim sisteminin boş ve düşünmeyen beyinler  yarattığı için karşısındayım. Yıllardır dile getirilen ve değişmesi gerektiği söylenen sistem sınavları katlanarak devam ediyor, hem de her sene olması koşuluyla; gerçi 6. ve 7. sınıflar için  kaldırılacağı söylendi ama zaten neden konmuştu ki?! Bu karmaşada en çok eleştirilen ise dershane yönetimleri oldu; iyi de okullarda  ne eğitimi veriyorsunuz da bu kadar dershane ve özel hoca türedi? Kimse kendine bu soruyu sormuyor.
Daha 12-13 yaşında sınav stresinden uykusuzluk çeken mi, saçları dökülen mi yoksa maalesef ölen mi, bunlar herhalde sadece bize özel bir durumdur. Her şey bir kenara, ben harcanan o kadar gence acıyorum, bu çocukların ne yapabildiği, neyi sevdiği ya da sevmediği sorulmadan, araştırılmadan ortaya karışık bir sınav koyuyorlar ve eğitimlerini ölçüyorlar hem de günlerle değil sadece saatlerle yapıyorlar bunu. Buna hakları var mı bilemem ama o çocukların haklarını ödeyemeyeceklerini biliyorum.
Sistemde ki hata aslında en baştan başlıyor; eğitilmemiş eğitimcilerden. Bu çocukların ders ve test eğitiminden önce  rehberlik eğitimine ihtiyaçları var, hangi konularda iyi hangi konularda yetenekli ve hangi konularda daha çok ilgilerinin olduğunu ölçmesi gereken bir kuruma. Belki ancak böylelikle gençlerimiz sınavlarda toplama ve çıkarma yapamama acizliğinden kurtulurlar.Mesela bir matematik dersi eğer en baştan sadece rakamlardan ve şekillerden ibaret olmayan bir ders olarak anlatılsa, aslında hayatın kendisinin bir matematik olduğu gösterilse, hayatlarında ki her şeyin sayılarla alakalı olduğu anlatılsa  bu kadar korkunç gözükmeyecek.
Son söz:
Söylediklerinize dikkat edin, 
düşüncelerinize dönüşür..
Düşüncelerinize dikkat edin,
duygularınıza dönüşür..
Duygularınıza dikkat edin,
davranışlarınıza dönüşür..
Davranışlarınıza dikkat edin,
alışkanlıklarınıza dönüşür…
Alışkanlıklarınıza dikkat edin,
değerlerinize dönüşür…
Değerlerinize dikkat edin,
karekterinize dönüşür…
Karekterinize dikkat edin,
Kaderinize dönüşür.

Mahatma Ghandi

Yorumlar kapalı.