Ramazan Ruhu

Yayınlandı: 12 Ağustos 2010 / ARDA İŞ: Yazılarım

Ramazan;
Müslümanlığın en kutsal ayı, dinin adeta yeniden  ve yine dirilişi, 11 ay boyunca yapılanların bu ay da yapılmayışı yada yapılmayanların yapıldığı mübarek günler.
Ben bir ilahiyatçı değilim, din bilgim Kur’an ve okuduklarımla sınırlı olan sade bir vatandaşım.
Ve sade bir vatandaş olarak Ramazan boyunca yaptıklarımızla ilgili bazı gözlemlerim var:
Dini vecibelerle ilgili ahkam kesecek değilim, sadece Ramazan ayının sosyolojik boyutlarını ve etkilerini aktarmaya çalışacağım.
Din; Allah ile bağımızı oluşturan en önemli unsur, ancak beni rahatsız eden uygulanış biçimi, daha doğrusu bizim onu kendimize göre yorumlayışımız;
Ramazan ayı boyunca içilmeyen içki, 11 ay boyunca helalmiş gibi tüketiliyor, Ramazan ayı boyunca tutulan ağızlar , 11 ay boyunca sigarayı tüttürüyor. Oruç tutuyoruz ama sinirleniyoruz, bağırıyoruz , kırıyoruz. Gerekenleri yerine getirirken hep kendimiz için yapıyoruz.Fiyatların artmasından şikayet ediyoruz edelim ama bizim boğazımızdan bir şeyler geçerken 12 ay boyunca aç,susuz kalanları düşünmüyoruz. Öyle ya oruç Allah rızası kadar , onların hallerinden de anlayıp yardım etmek için tutulmaz mı? 12 ay boyunca böyle düşünmemiz gerekirken neden 1 ay sadece bunu düşünüyoruz? Neden sadece 1 ay yardım ediyoruz  geri kalan aylar Allah’ın ayları değil mi? İbadet sadece kendini kurtarmak, kendi günahlarını affettirmek için mi bize indirilmiştir? Yoksa inançlarımızı, daha kötü durumda olan , daha fakir olan , işsiz, aç ve hasta olanlara da yönlendirerek , iyilik yaparak ve en önemlisi insan olup insan gibi yaşamak için mi gelmiştir? 
Kur’an da  kul hakkı Allah’ın bile karışmadığı bir günah olarak tasvir edilirken, sadece 1 ay boyunca namaz kılıp, oruç tutarak kendimizi gerçek bir Müslüman olarak adlandırabilir miyiz?
Bu yazı bir eleştiri  ya da isyan değildir sadece bu güzel ayda, kendimize hatırlatmamız gereken bazı sorulardır. Hayırlı Ramazanlar.

Yorumlar kapalı.