Yeni Dönem

Yayınlandı: 21 Eylül 2010 / ARDA İŞ: Yazılarım

Türkiye; zorlu bir süreçten geçiyor hem politik hem de ekonomik anlamda; ekonomi yeni gelen verilerle diğer gelişen ve gelişmekte olan ülkelere göre daha çarpıcı bir artış hızı yakalamış durumda.Ancak 2008 verileriyle karşılaştırıldığında aslında pek de öyle olmadığı gözüküyor, halen kriz öncesi verileri aşabilmiş değiliz ancak ben kötümser değilim bu konuda çünkü daha kötüye gittiğimiz de söylenemez. Kaldı ki %11 lik bir büyüme 2010 yılı için gerçekten de ulaşılması güç bir rakamdı. Diğer yandan politik olarak ta, özellikle referandum sonrası oluşan hava sakin ve iyimser.Hayır veren de evet veren de bir şekilde mutabakata varmış gibi görünüyor. Sonuçtan memnun olunsa da olunmasa da , bence Türkiye sınırları içinde gerçekleştirilmiş en demokratik referandumdu. Her ne kadar siyasi partilerce bir seçim propagandasına dönüştürülmek istense de bence herkes inandığı şeye oyunu verdi. Ben hayır dedim, ancak bunun sebebi ne siyasi ne de kişisel bir durumdu, benim sebebim bana göre mantıklı olan yasaları içeriyor olsa da anayasal paketin tamamının oylanması yerine madde madde oylanmasından yanaydı,kaldı ki herkes her maddeyi kabul etmek zorunda değildi. Bende bu yüzden tercihimi bu yönde kullandım
ancak evet çıkması da beni üzmedi ya da endişelendirmedi, sonuç olarak demokratik bir ülkede çoğunluğun verdiği bir karara saygı duymak gerekir. Yine de beni korkutan şeyler de yok değil; sadece bu hükümet için değil, bundan sonraki tüm hükümetler için de olan bir tehlike: Yargı ve Yürütmenin iç içe girmesi, eğer bundan sonra böyle bir durum ortaya çıkarsa oluşan bu demokratik ve iyimser tablo yerini yine kötü ve tartışmalı günlere bırakabilir. Ekonomi ve politikanın bir birlerinin tamamlayıcı unsurlar olduğunu göz önüne alırsak siyasal istikrarsızlık ekonomiyede yansıyacaktır mutlaka.O yüzden bu dönemin, mümkün olduğu kadar ortaklaşa hareket ederek ve fikirlere saygı göstererek, kurumlarımızı yıpratmadan geçirmemiz gerekmektedir.

Yorumlar kapalı.