Gizlilik

Yayınlandı: 12 Aralık 2010 / ARDA İŞ: Yazılarım
        Çin’de kriz fırsat demektir. Ancak gün olmuyor ki dünya gündeminde başka bir kriz haberi çıkmasın. Ekonomik kriz, askeri kriz derken son kriz de Wikileaks krizi oldu. Önce nedir Wikileaks onu açıklamak gerek: Wiki aslında yeni bir sözcük; Wikipedia gibi   en çok bilindik şekli ile anlatmak gerekirse;  kullanıcıların internet sitesinde değişiklik yapılmasına izin verilen içerik anlamına geliyor.Wikipedia da bu paylaşılan bilgilerin içeriğinin değiştirilmesi ile karşımıza çıkıyor ancak bu sanal ansiklopedinin bir güvenilirliği yok çünkü isteyen herkes bilgileri herhangi bir kaynak göstermeden değiştirebiliyor.Her ne kadar denetleyici bir komisyon olsa da, sistemi kaynak alıp, bilgileri kullanmak güvenli değil. Wikileaks de aynı mantıkla çalışan bir site.Leak kelimesinin İngilizce karşılığı ise sızıntı.Wikileaks sitesi ise kısaca kullanıcıları tarafından gönderilen gizli belgeleri, yazışmaları toplayan ve bunları gönderen kişileri ifşa etmeden yayımlayan bağımsız bir organizasyon olarak   tanımlanabilir.
    
         Internet bağımsız bir ortam; isteyen istediğini her an her şekilde paylaşabiliyor. Bu şekilde de gizlilik de ortadan kalkmış oluyor. Her hangi bir arkadaşınızın, o anda nerede olduğunu ne yediğini ya da kimlerle olduğunu görebiliyorsunuz. Interneti bu kadar cazip hale getiren de bu zaten; milyarlaca, trilyonlarca bilginin saniye saniye paylaşılması. Bunca bilginin bir kitapta, dokümanda toplanması imkansız.Ancak internet ile bunlara ulaşmak da çok kolay. Sorunda özgürlüğün bu derece serbest olduğu yerde başlıyor. Özgürlük; canının istediğini canının istediği anda, istediği yerde yapmak değildir. Özgürlüğün bile çizilmiş sınırları vardır. Ancak internet bu gizliliği şeffaf bir hale soktu. Wikileaks de yaşananda bu oldu , ama en uç noktası yaşandı. Bir devletin gizli yazışmaları, herhangi birinin okuyabileceği bir şekilde paylaşıldı. Yayımlanan dokümanlar her ne kadar diplomatların bildirdikleri görüşleri oluştursa da (Şu ana kadar yayımlananlar), yine de devlet politikaları hakkında az çok bilgi içeriyor. Doğru bildiğimiz yada öyle sandığımız bir çok olayın da aslında perde arkasında oynananlar ile aynı olmadığını gözler önüne seriyor. Belgelerde çok ciddi iddialarda var; bunların Türkiye ile ilgili  en önemli kısmı Türkiye’nin İran’ı potansiyel tehdit olarak görmesi ve Başbakanın 8 ayrı banka hesabı olduğu iddiaları. 
        Wikileaks’in kurucusu Julian Assange; Avustralya asıllı bir Amerikalı. 39 yaşında, 2006 yılında kurulan site, en önemli reklamını Amerikalı askerlerin sivilleri öldürdüğü bir video ile yaptı. Julian Assange bir kukla mı yoksa gerçekten halk yararına belgeleri açıklayan bir kahraman mı tartışılır. Ancak internet tarihinde yeni bir sayfa açtığı kesin.Assange şu anda İngiltere’de tutuklu  ve sebebi ise Wikileaks değil, 2 kadın ile olan ilişkisi. Ancak bu davanın nasıl bir seyir izleyeceği belirsiz, çünkü hakkında ki suçlamalar aslında onu tutuklamak için yeterli değil ancak kendisinin teslim olduğu düşünülürse, sanırım hayatından endişe ettiği için teslim olduğu yorumu yapılabilir.Akla gelen en kafa kurcalayıcı soru ise Amerika gibi süper gücün , dünyanın her köşesinden her an haberdar olma imkanına sahip iken nasıl oldu da Assange’ın bu belgeleri yayımlanmasını engelleyemedi? Belgelerin çok ciddi krizlere sebep olabilecek bilgiler içerdiğini düşününce, aslında belgelerin belli bir amaçla halkın gözler önüne sürüldüğünü düşünüyorum. 
       Bundan sonra Wikileaks belgeleri azar azar her gün yayımlayacağını duyurdu, site bir çok siber saldırıya uğradı.Sitenin adının satın alındığı Amerikan şirketi siteyi kapadı, bağışların toplandığı hesabı İsveç Bankası dondurdu. Ancak site başka bir ülke üzerinden yayıma devam ediyor. Bundan sonra açıklanacak belgelerin içeriği  daha da büyük önem taşıyacak. Assange çekmek istediği dikkati çekti ve çekmeye de devam etmek istiyor. Ancak komplo teorileri de muhtemelen bitmeyecek. Ve yine perde arkasında yaşananlar tüm bu şeffaflığa rağmen gizlenip örtülmeye çalışılanacak. 

Yorumlar kapalı.