00:01

Yayınlandı: 21 Şubat 2011 / ARDA İŞ: Yazılarım

00:01 … Sayıların karmaşıklığı hakkında çok şey bilmeme rağmen matematikten pek çakmam, ancak bu rakamların saati gösterdiğine adım gibi emindim ta ki… Her neyse belki de baştan başlamam gerek, her zaman ki gibi uzun bir gecenin ardından eve döndüğümü hatırlıyorum, hayal meyal, dış kapının anahtarlarını cebimden çıkardım ve kilidi zorladım ama nafile… Açılmıyordu melet, sanki uzun bir rüyanın tam ortasında uyandırılmış gibi hissettim birden… Bu anı daha öncede yaşamıştım, o kilidi bir türlü açamıyordum rüyamda da, ya da belki de gerçekten yaşamıştım bu anı…Şu deja vu dedikleri garip olay.Alkollü müydüm yoksa başka bir şey mi kullanmıştım bilmiyorum ama kilide odaklanıp kaldım bir an.Sonra vazgeçtim ve kapının önüne oturdum,kapıyı açacak birilerini bekliyordum ya da zile mi bassam diye düşündüm? Vakit çok geç olmalıydı ama saatimi bulamıyordum, daha 2 saat öncesine kadar kolumda duruyordu. 2 saat öncesi miydi? Artık vazgeçmiştim düşünmekten, havanın soğukluğundan olsa gerek durup düşünmek çok da akıllıca bir hareket gibi gelmedi bana. Yürümeliydim. Ama nereye? Off Allahım ne oluyor bana? Çok saçma, her yer birbirinin aynı gibi sadece o kilidi açamadığım bina farklı duruyor. Garip. Uzun binaların gökyüzüne değdiklerine  yemin edebilirdim, ama bu fikir o kadar anlamsızdı ki, kendi kendime bu gecenin gerçekten çok uzadığını söyledim. Yürüdüğüm yerler daha önce gördüğüm yerler değildi buradan da kaybolmuş olduğum sonucunu çıkarttım, peki ben nasıl bir yere gelmiştim, belki de telefonla birilerini aramalıydım evet ya cep telefonum, teknolojinin nimetleri, geceyi kimle geçirmiştim? Hmmm….Kim vardı yanımda benim? Olmuyor hatırlamıyorum, önemli değil rastgele bir numara da çevirsem olur. Telefonum nerede peki ?? Çok güzel, bu her şeyin üstüne tuz biber oldu.Telefonumda yok, muhtemel bir soyguna uğramıştım herhalde yolda,telefonum ve saatim yok ve evet cüzdanı da bulamıyorum şimdi… Bir bakalım cüzdanım,telefonum ve saatim yok ve  neresi olduğu hakkında en ufak fikrim olmadığı bir yerdeyim: Şimdi odaklanmam lazım, ben ne yaptım bugün, sabah kalktım işe gittim, o ufak saçma masa başı işimde 8 saatimi, çalışarak görünüyormuş gibi harcadım. Canımın sıkkınlığını atmak için her zaman gittiğim, iş yerinin yakınındaki bara gittim, bir kaç kadeh bir şeyler içtim, buraya kadar her şey net… Sonra ? Aaa evet bardaki sarışınla bakışıyorduk, onu bir yerlerden tanıdığıma eminim…Erkek arkadaşı geldi, ya da bana erkek arkadaşı gibi gelmişti. Kalkıp gittiğimi hatırlıyorum çünkü bu duruma baya bozulmuştum. Peki yanımda kim vardı? Ahh işte bunu bir türlü hatırlayamıyorum.Çok garip birileri olması gerekirdi, iş arkadaşlarım ya da bir dostum… Çok kötü bir hafızam olduğunu biliyorum ama bu kötü bir hafızadan öte bir durumdu.Yüzüme çarpan dondurucu rüzgarla düşüncelerden sıyrıldım, etrafıma baktım yine, çok yürümüş olmalıydım ki, sonunda caddeye çıkmıştım en azından bir taksi bulup ya da herhangi bir arabayı durdurup eve dönebilirdim artık, tabi gerçekten nerede oturduğumu hatırlayabilirsem… Bu cadde o kadar sakindi ki, eğer avazım çıktığı kadar bağırırsam birilerinin buraya üşüşeceğinden emindim; Heyoooooooo!!! bir kez daha deneyelim: Kimse yok muuu??… Olmuyor, bu caddeyi hatırlamıyorum, daha önce buraya gelmiş miydim? Olamaz çünkü bu caddeye gelmiş olsam, bir şekilde hatırlardım ama hatırlamaya bilirim de…Sonuçta tüm caddeler birbirinin aynı değil midir? bir saniye… İşte bir far ışığı sanırım bir araba geçiyor, evet evet, sonunda kendimi yolun ortasına attım adeta, bu da ne? Bu araba pek duracak gibi gelmiyor, hey hey hey dursana be!!! Alkolik herif, bu yolda böyle mi gidilir az kalsın eziliyordum. Başka bir arabayı beklemekten başka bir şansım yok sanırım, yolun kenarında ki kaldırıma oturdum, ancak öyle bir soğuk vardı ki; oturmak donarak ölmeme sebep olabilirdi, ancak bilincim de daha fazla yürüyemeyeceğim kadar kapalıydı. Bu ses de ne böyle?? Sanki birileri yanı başımda davul  çalıyordu, başıma giren ağrıdan olsa gerek diye düşündüm, ya da… Beynimde öylesine bir acı hissetmiştim ki sanki birisi onu kemiriyordu, ya da daha da kötüsü şu Hannibal filminde ki gibi birileri onu açıp bir parçasını çıkarmaya çalışıyordu. Bip bip bip… Bu ses ancak bir alarm sesi olabilirdi, tabi ya… Bunca zamandır uyuyor olmalıydım ve tüm bu saçmalık,gözlerimi açıp alarmı kapasam iyi olacak artık. Ama  gözlerimi neden açamıyorum? Pekala ellerimi hareket ettirmem lazım en azından, hadi ama ne oluyor bana böyle, ya da belki de şu anda hala o caddede yatıyorum ve soğuktan dondum, beynim sulandı ve öleceğim evet evet kesinlikle olan bu olmalı… Ne talihsiz bir ölüm… Nerede olduğumu bile bilmeden bir caddenin ortasında geberip gideceğim. Şu gözlerimi bir açabilsem, ama sanki göz kapaklarım dikilmiş gibiler… Komik olansa halen bugün ne yaptığımı hatırlamaya çalışıyorum, bu saçma sapan bip sesi de neyin nesi…  Alarm değilse ne olabilir ki başka, ahaaa bip sesi tabi ya, bardan çıktım sinirim bozuktu, eve dönmeye karar verdim, otobüse binmiştim, ve bir arkadaşım aramıştı, telefonu açtım ancak daha konuşamadan sarjımın bittiğine dair o sinir bozucu bip sesini duydum ve daha sonra tekrar telefona baktığım da o rakamları görmüştüm sanırım 00:01, yok hayır hiç bir şey görmemiştim çünkü telefon zaten kapanmıştı. Peki ben su sayıları nerede gördüm, eve dönemden önce bu kadar geç olamazdı… Saat değildi öyleyse… Bir çığlık duyuyorum,bu çığlık da neyin nesi , savaş falan mı çıktı, hadi ama birisi şu caddeden ya da her neredeysem gelip kaldırsın beni…. Otobüs, çığlık…  Otobüsteydim, telefonum çaldı, tam açtığım anda sadece bir bip sesi duymadım çünkü, sarjım bitmesine rağmen bip sesi sürekli ve durmadan çalmaya devam ediyordu, yanımda ki adamdan geliyordu bu ses, uzun paltolu,siyah güneş gözlüklü bu herif de kimdi? Offf kahretsin… Hayır olamaz bu adam bir…Paltosunu çıkarmıştı ve şimdi haykırıyordu tüm nefretini dünyaya, iyi de neden bu otobüsü seçmişti, ve tanrıyı neden nefretine alet ediyordu… Tam yanımda duran  kadının gözleri şimdi geliyor aklıma o kadar çaresizdi ki… Şimdi yanık kokusunu alabiliyorum beynimin, ve buna rağmen şimdi daha net her şey kafamda, gerçekten bir caddedeydim  ve gerçekten vücudumun hiç bir yerini hareket ettiremiyordum çünkü sanırım benimle değillerdi artık… Ve gözlerim, gözlerim son kez o paltonun ardında saklı  cihazının üzerinde yazılı rakamları görmüştü: 00:01…

Yorumlar kapalı.