Aile

Yayınlandı: 25 Haziran 2011 / ARDA İŞ: Yazılarım

Bu kez çizgimin biraz dışında bir konu seçtim, biliyorum anneler günü çoktan geçti babalar günü de. Nedense bu özel günleri hiç anlayamamışımdır zaten; sanki annem bir günlüğüne benim annem, babam da bir günlüğüne benim babam…
Aile gerçekten önemli mi? Yoksa bir insan ailesi olmadan da gelişir ve belirli seviyeye gelebilir mi? İlk öğretim aile de başlar tezi genel geçer bir olgu mudur? Aslına bakarsanız hem evet,hem de hayır bunun cevabı. Aile ortamında  yetişen bireylerin, yetişkin olduklarında çok daha sağlam bir kafa yapısına sahip oldukları bir gerçek. 0-3 yaş arasını uzmanlar tüm yaşamı etkileyen bir süreç olarak görüyorlar; dil, konuşma, anıların oluşumu hatta karakter bu yaşlarda şekilleniyor. Eğer bu tezin doğruluğunu kabul edersek o zaman aile çok önemli, ya da başka bir deyişle bizi büyüten,koruyan ve sevgisini veren insanlar çok önemli çünkü öksüz ve yetim insanları da düşünürsek bazen hepimiz bu ortamı bulamayabiliyoruz. O zaman devreye en yakın akrabalar ya da çocuğun büyüdüğü ortam giriyor. Tabi bazen de tam tersi olabiliyor anne ve babaya sahip olan çocuklar, yeteri kadar sevgi ve şefkat görmüyorlar ve erken yapılan evliliklerin, boşanmaların kurbanı olabiliyorlar. Ünlü psikanalizci Sigmund Freud; bugün birer yetişkin olarak ortaya çıkan zaaflarımızın,korkularımızın ve ya şiddette eğilimli olmamazın sebebi olarak çocuklukta yaşadığımız olayları, aklımızda kalan kötü hatıraları ve o zaman ki büyüme koşullarımızı kanıt gösterir. Her ne kadar Freud’un bu tezi daha bir çok koşulun bir araya gelmesinden ötürü oluşsa da aslında aile ve çocukluk dönemi gerçekten büyük bir önem taşır.
Eğer kendimi örnek gösterirsem; benim ailem tahsilli ve aklı başında insanlardır. Ellerinde ki tüm imkanları seferber ederek beni okutup, büyütmüşlerdir.Büyürken geçtiğim tüm yollarda yanımda yer almışlar ve bana destek olmuşlardır. Annem, bir çocuğun eğitiminin evde başladığını bilen, beni her zaman kollayan ve daima yanımda olan bir figür olarak hayatımda yer almaktadır. Bu da beni genel olarak yanlış şeyler yapmaktan uzak tutmuş ya da hatalarımdan dönmemi sağlamıştır. Aynı şekilde babam da yaptığım hatalar sonucunda beni cezalandırmamış tam tersine yapmış olduğum hataları düzeltmeme yardım etmiş ve kendi tecrübelerini olabildiğince bana aktarmıştır. Böyle insanlar arasında yanlış olmanız çok zordur, onlar siz yanlış bile yapsanız, eksilerinizi artıya dönüştürmenin fırsatını sunarlar. Hayatın kendisi de böyle değil midir zaten? Hatalar yapılmak için beklerler sizi ve onları yaptığınızda bir daha ki sefere daha iyisini yapma fırsatını bulursunuz ancak hatayı kabullenemeyen ve cezalandıran,karşısındakini ezen ebeveynler kendine güvensiz, hata yapmaktan çekinen ve orantısız bireyler yetiştirirler. Böyle bireyler de toplum içi huzursuzluk yaratarak, ne kendine ne de çevresine faydası dokunmayan kişiler olurlar.
İşte aileler, destekleyen ve hatalarınızı kabul eden sizi siz olduğunuz için seven insanlar arasında yetişen bireyler yaratabilirler ve ya tam tersi sizi yıkabilirler. Her şeyin ailede bittiğini söyleyemesek de
iyi bir başlangıcın her zaman onlar tarafından yapıldığını söyleyebiliriz. Ve böyle bir ortamda yetiştirilen insanların ailelerine tam anlamıyla sahip çıkmaları ve onlara aynı desteği sağlamaları gerekmektedir çünkü aile toplumun aynasıdır ve düzgün bir aile yapısı olan toplum, bir bütün olarak sağlıklı bireyler yetiştirir.

Yorumlar kapalı.