Somali: Sonun Başlangıcı

Yayınlandı: 20 Ağustos 2011 / ARDA İŞ: Yazılarım

Yer: Somali, Afrika’nın En doğu ucu, Hint Okyanusu kıyısı

İklim: Kurak, düzensiz yağışlar
Nüfus: 8 milyon civarı (tahminlere göre)
Yönetim: Cumhuriyet…
   Günlerdir, terörün dışında gündemi meşgul eden başka bir başlık daha var; Somali. Yardımlar, yakarışlar ve dualar hep onlar için gidiyor. Sms’ler, fitreler,zekatlar onlara çalışıyor. Hepimizin içi burkuluyor haber kanalları bir deri bir kemik kalmış çocuk görüntülerini gösterdiği zaman. Her insan gibi, acıyoruz hallerine , 5 m2 lik bir çadırda bir aile olarak kalmaya çalıştıklarını görünce. Ama…Ama maalesef Somalideki dramın bir insanlık dramından çok, sömürgecilik zihniyetinin bir ürünü olduğunu da unutuyoruz. O ülkede yaşananlar, doğal afetin  sonuçları değildir. Doğal afet yani kuraklık ancak bir etmen olabilir.Neredeyse 100 yıl sömürülmüş bir millet, doğru düzgün merkezi bir hükümeti olmayan halk, fakirlikten kırılan ve maalesef vatandaş kategorisine bile sokamayacağımız insanlar… İşte Somalinin gerçeği budur.Başka bir gerçek de Somalinin bu durumunun yani açlık sınırında yaşaması, yaklaşık 20 küsür senedir devam etmektedir, bu seneyi özel kılan ise kuraklığın dayanılmaz boyutlarda olması ve sosyal medya araçlarının önlenemez şeffaflığıdır. İnsanların çok daha çabuk örgütlenmesine imkan veren soyal medya araçları bu sene önce Arap isyanlarıyla kendini göstermiş sonrasında bir çok gösteri ve örgütlenmeye zemin hazırlamıştır. Bu kadar çok gözümüze sokulan Somali dramıda bunun bir sonucudur. Dediğim gibi yaşananlar son bir kaç yılın getirdikleri değil , yılların sömürülmüş toplumunun artık bitme noktasına gelmesidir. Somali’de ki durum şaşırtıcı değildir zira IMF ve Dünya Bankası 80’lerden başlayarak ülke ekonomisine ağır darbeler indirmişlerdir.Eğer Somalinin sadece kurak bir iklime sahip, çorak bir ülke olduğunu sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz; ülke’de, IMF ve Dünya Bankası eli değmeden önce, kendi kendine yetecek kadar yapılan bir tarım vardı, ayrıca henüz dokunulmamış uranyum, doğal gaz ve petrol kaynakları da cabası. Yani dünyanın en fakir ülkesi değil, hatta yer altı zenginliği bakımından gayet iyi durumdalar. Fakat problem tabi ki siyasal ve coğrafi açıdan kaynaklanan stratejik konum. İngiliz ve İtalyan sömürgeciliğinin ardından kurulan cumhuriyet ülkeye her ne kadar yeniden yapılanma fırsatı tanımış gibi gözüksede, bunun ülkeyi iyice dışa bağımlı hale getirerek  ”yasal olarak ” işgalinden başka bir amaç taşımadığı çok açık.Amerikan petrol şirketlerinin de burayı mesken edinmesi zaten her şeyin kanıtı. 
       İşin asıl dramatik yanı, aslında toplanan milyonlarca liralık ve ya dolarlık yardımların aslında yine fakir insanların cebinden çıkması. Bu ülkeyi asıl sömüren devlet ve kişilerin cebinden beş kuruş para çıkmazken bizim gibi gelişmekte olan ülkeler, işsizlikle boğuşan ve belini doğrultmaya çalışan ülkeler ve onların ağır vergilerle ezilmiş vatandaşları bu yükü omuzluyor ve o aç insanlara yardım eli uzatıyor. Ve asıl ironi herhalde yıllarca sömürdükleri yerlerde yardım çadırları açan Avrupa ülkelerinin yaptıkları olsa gerek.Somali aslında sadece bir örnek, bu şekilde harcanan ve harcanmakta olan bir çok Afrika,Asya ve Amerika ülkesi var. Somali bir sona yaklaşıyor, belki kötü bir son belki de iyiye gidecek bir son bunu kimse bilemez ancak  dünya ideolojik söylemlerin baskısı altında kaldığı sürece ve sistem her zaman piramadin en üst noktasına çalıştığı sürece daha ölecek olan nice çocuklar, aç insanlar ve askerler göreceğiz. Ne zamanki silah endüstrisi artık üretim yapamayacak hale gelecek, ne zaman ki savunma sanayii sadece belirli miktarda ve kotada üretecek ve ne zaman ki gelişmiş ülkeler, açlığın bir kader değil bir seçim olduğunu anlayacaklar belki o zaman Somaliyi sadece ekonomi haberlerinde işsizlik oranları açıklanırken duyacağız…. 

Yorumlar kapalı.