Hayaletler

Yayınlandı: 19 Ekim 2011 / ARDA İŞ: Yazılarım

Geçmişin silinebilir olduğunu iddia edebiliriz, geçmişi bir süreliğine unutabiliriz de. Ama bir süreliğine… Geçmişin hayaletleri her zaman etrafımızda dolanır oysa, onlar bir yere kaybolmaz. Geçmişten kaçılamayacağı doğrudur, geçmiş ancak onunla yaşamayı öğrendiğiniz zaman bir öğretmen ve yol gösterici olur. Oscar Wilde ‘in de dediği gibi tecrübe, insanların hatalarına taktıkları isimdir. İnsanın kendisine yöneltmesi gereken soru da budur belki de: Yaptıklarım hata mıydı yoksa tecrübe mi? İkisinin arasında ki tek fark bizim bakış açımızdır. Bazı hataların dönüşü olmadığı doğrudur, yine de hayat sırrına kimsenin vakıf olamadığı bir döngüdür. Burada hatalar, hatta bazen ısrarla aynı hatalar yapılacaktır. Ancak hangimiz bu karmaşık döngünün gerçekliğine sahibiz ki? Geçmişle ilgili en büyük problemin yüzleşme safhası olduğu da bir gerçektir. Kimse hatalarıyla yüz yüze gelmek istemez. Pişmanlıklarını dışarı vurmayı tercih etmez. Fakat geçmişi tamamen silmenin  tek yolu budur. Onunla yaşamanın tek yolu da. Hataların ve geçmişin korkuyla beslendikleri aşikardır. Onları aşabilecek olan bir irade ancak cesaretle hareket edebilecek olandır. Kabuslar gördürten, eskiden çıkmadığımız yerlere gitmekten sakındığımız düşüncenin temelinde de bu korku yatar. Korkmak insani bir duygudur yine de, korkmayan biri cesaretini de bulamaz zaten. En büyük kahramanlık hikayelerinin, gözü pek atılışların altında da cesaret değil, korkuyla yüzleşme yatar. Korkmadığını söyleyen kişi yalan söylüyordur. Aleyhimize olan korkuyu, avantaja çevirenler yani onu umursamayıp yoluna devam edenler, gerçeği er ya da geç bulacak olanlardır…

Yorumlar kapalı.