Güvenlik İlüzyonu

Yayınlandı: 27 Kasım 2011 / ARDA İŞ: Yazılarım

      

            11 Eylül Terör saldırılarının hemen sonrasında, başta ABD olmak üzere bir çok batılı devlet yurt içinde ve dışında ama özellikle hava alanlarında geniş güvenlik önlemleri almıştı. Hatta genişten öte, bu önlemler bazen trajikomik durumların ortaya bile çıkmasına bile sebep oldu. Yurt dışına giriş çıkış yapanlar bu eziyeti iyi bilirler. Deodoranttan tutunda en ufak cımbıza kadar her şey didik didik aranır. Gerekirse 2. arama yapılır. Daha olaylar tazeyken, şüpheli görülen kişiler özel odalarda iç çamaşırına kadar aranıyordu özellikle de Amerika’da. Türkiye’de de hava alanlarında 2 kez kontrolden geçiyorsunuz, bir yandan herkes oflayıp poflarken, bir yandan da ama bu tedbir lazım, bakın ne kadar dikkatliyiz diyor.

          Evet görünen kısım bu… büyük dikkat, son teknoloji cihazlar, x-raylar fln.. Bir sürü zımbırtı. Ama aslında çoğumuzun gözden kaçırdığı bir ayrıntı var, o da bu güvenlik tedbirleri, genelde sade ve masum vatandaşın gözünü boyamaya yönelik hareketler.Neden mi? Konuyu teröre karşı alınan tedbirlerden açtım ama asıl anlatmak istediğim başka, ÖSYM’nin ALES adı altında düzenlediği sınava katıldım 27 Kasım günü; (Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı). Son olaylar malum; kopya olayları… Her yerden patlak vermişti, sadece bir sınavdan değil. Tabi kurumun güvenilirliği ve itibarı masaya yatırıldı,ağır eleştiriler…bunları zaten basından biliyoruz. Her neyse yeni uygulamaya göre aday kimliği internet üzerinden yapılan başvuru sonrasında alınıyor, güzel ve basit bir uygulama hiç bir sorun yok, zaman kaybetmiyorsunuz bankalarda, kuyrukta. Aday kimliğimi çıkardım,talimatlar var tabi her zaman ki gibi, bir yere kadar her şey normal ancak bir bölüm var ki ilginç; sınavla ilgili yasaklar bölümü;cep telefonu ve her türlü elektronik cihaz yasak…tamam…saat… olabilir… küpe,kolye,her türlü metal eşya, kalem,yiyecek,su? Kalem getirmeyin ÖSYM veriyor, su ÖSYM temin eder. vay diyorum, çok cömertler… en sonunda da yazmışlar mümkün olduğunca sade gelin… Tabi ki sınava düğüne gider gibi gidilmez de, bu aşırı önlem ne? Kime karşı? Kime neyi kanıtlıyor ÖSYM ? Biz tüm tedbirleri aldık merak etmeyin kopya olmaz mesajımı vermeye çalışıyor? İşte bu bir güvenlik ilüzyonudur, ÖSYM, soruları ve cevapları içeriden biri  sızdırmadığı sürece dışarıya çıkmayacağını çok iyi biliyor. Ancak ne hikmetse içeriyi temizlemektense, insanlara işkence yapmayı tercih ediyor. Tabi ki herkes aranacak, bazı yasaklar olacak ama kalemi bile biz veririz, bu işin artık ne noktada olduğunu gösteriyor.

          Bu güvenliğin insanları daha fazla strese soktuğu ve sabahın köründe, sınavdan hemen önce sinirlerini gerdiği belli. Oysa bu tarz sınavların daha rahat ortamlarda, kişilerin kendilerini güvende hissettiği şekilde yapılması gerekir. 180 dk süren bir sınav için insanların kafalarının boş ve rahat olması gerekir. Diğer bir konu ise sınava girilen okullar, aslında okullardan çok okulların adresleriyle ilgili problemler. Açık yazılmayan adresler, tam verilmeyen okul adları kafa karışıklığına sebep oluyor. Çoğu kişiden de duyduğum ikamet ettikleri yerlerin çok daha uzağına verilmiş olmaları. Her şey düzelir düzelmesine belki ama daha kaç yüz bin kişinin bu şekilde sürünmesine gerek var?

Yorumlar kapalı.