Bitmeyen Senfoni

Yayınlandı: 07 Haziran 2012 / ARDA İŞ: Yazılarım

             Terör konusunu daha önce de yazmıştım, bu topraklarda yaşayan herkes artık doğal olmayan ölümlerden ve gözyaşı dökmekten bıktı usandı. Ancak Kürt açılımı söylemi ile başlayan, ve terörü bitirme odaklı süreç sürekli olarak sekteye uğradı. Politika maalesef böyle bir şey; bir tarafın çıkarları korunurken diğer taraf taviz vermek zorunda.Kazan-Kazan durumu dediğimiz işlerin herkesin istediği gibi gittiği bir durum pek sık olmuyor. Kürt açılımı ve terör konusunda da devlet kendisinden beklenen tavizleri verirken, görülen o ki bunlar yetersiz kaldı karşı taraf için ve uzlaşma sağlanamadı. Ancak anlamakta güçlük çekilen konu azınlıklara tanınan hak ve özgürlüklerden çok, devletin kiminle bu konuları konuştuğu ve muhatabı olarak aldığı. Bu ülkede yani Türkiye adı altında kimler yaşamaktan rahatsız oluyor ve devlet bu tavizleri verirken aslında gerçekten bu haklara sahip olması gerekenlere mi verecek?

             Türkiye’nin doğusu ile batısı çok farklı biliyorum, ülke çok gelişmesine rağmen halen çok zor ve 20 yıl öncesinin şartlarıyla yaşayan insanlar var, ve devletin buralara da ulaşması gerekiyor, fakat tüm bu olanlar sadece bir grubun ulaşamadığı hak ve özgürlükler değil. Farklı etnik köken ve ya inançtan insanlarda aynı şeyleri yaşayabiliyor. MİT başkanını da bundan kısa bir süre önce terör örgütüyle masaya oturmak gibi saçma bir nedenden ifade vermeye çağırmışlardı. Görünen o ki bu görüşmeler ve barış bazı kesimleri rahatsız ediyor. Terörden para kazanan bir kısım var, hem de ciddi paralar ve terör örgütü ve ya azınlık dediğimiz kısımın eylemlerine devam etmesi bir şekilde bu grubun da işine geliyor. Asıl mesele bu işin kimin çıkarlarına hizmet ettiğini bulmak ve ortaya çıkarmak. Paravan olarak kullanılan bir örgüt, beyinleri yıkanan gençler, isyana teşvik edilen bir halk. Bu kaosu 30 yıldır bu ülkeye dayatmaya çalışıyorlar, şimdiye kadar bölmeyi başaramadılar ama canımızı çok acıttılar bu bir gerçek.

            Eğer bu konudan tamamıyla kurtulunmak isteniyorsa, bir küs bir barışık, bir öyle bir böyle söylemlerden vazgeçilmeli, devletin tepesindeki her kesimin bu konu üzerinde tam bir mutabakat sağlaması, her kesimin açık bir şekilde dinlenmesi ve en önemlisi verilecek hakların bunları gerçekten hak eden kısma önerilmesi gerekir. Yoksa asla bunlardan yararlanmayacak, üç beş kişinin menfaatine çıkarılacak yasa ve haklar sadece bu  grubun daha fazla kazanmasına ve diğerlerinin daha fazla ezilmesine sebep olacaktır. Ve bu olay  Bitmeyen Senfoniler gibi birileri kazanırken birilerinin hayatının sürekli yarım kalmasıyla devam edecektir.

Yorumlar kapalı.