Gücün Temeli

Yayınlandı: 04 Kasım 2012 / ARDA İŞ: Yazılarım

Güç…. Hepimizin elinde tutmak istediği ancak çok azımızın kendi hayatlarımız ve başkalarının hayatlarında etkili olabildiğimiz bir kavram. Soyut ama söylemesi bile insanı başka bir havaya sokuyor. Peki neden güçlü olmak, güç bu kadar önemli ? Yaşamak için birbirine yardım etmek, paylaşmak geri plana itiliyor da başkalarını ezmek, sindirmek hatta canları almak bizi bu kadar önemli yapıyor ? En eski hikayeler bile bir güç kavgasıyla, bir rekabetle başlıyor, o zaman güç ve rekabet doğamızda mı var? Darvin’in iddia ettiği gibi güçlü olan mı yaşar sadece? Gözüken o ki güç her zaman önemli bir unsur olarak kalmış insanoğlunun hayatında, önce avlanırken yemek bulmak için hayvanlara üstün kurmak, sonra da birbirini yönetmek için verilen savaşlar. Bu savaşların bir sonu yok, ve görünen o ki hayat devam ettikçe güç gösterisi de devam edecek.

Belki de en büyük güç figürü olan Tanrının çocukları biz insanoğulları  onun doğasını yansıtıyoruzdur. Tanrı şiddeti destekler mi? Belki de kilit soru budur? Her şeyin yaratıcısı bir varlık olduğuna inanıyorsak onun bir şekilde şiddeti de teşvik ettiğini söylemek belki şeytanın avukatlığını yapmak olabilir( gerçek anlamda) ancak bu soru bizleri bir şekilde şiddetin kökenine de indirebilir. Eğer toplumun tüm normları tek bir çırpıda silinseydi, siz ve dostlarınız arasında kalan son ekmek parçası için birbirinizi öldürebilirdiniz. Bunun sebebi vahşi ve cani olmanız değil, tam tersine içgüdüsel olarak yemek yeme ihtiyacınızdır. Temel gereksinimler bastırılmadığı sürece insan bir hayvandan çok da farklı değildir kanımca. Düşünmeniz ve üretmeniz için öncelikle sağlıklı bir ortamda sağlıklı bir şekilde kalmanız gerekir. Aksi takdirde şiddet kaçınılmazdır. Ancak insanın bu en derinlerde saklı en basit dürtüsü, ilginç bir şekilde gücü arttıkça da ortaya çıkar.  Yani her gereksinimini tamamlamış ve entelektüel olarak doymuş kişilerde en basit vahşi isteklerine boyun eğebilir. Bu bir şekilde de insan doğasının ve yaradılışın değiştirilemez olduğu gerçeğidir…Güç bu açıdan bakıldığında insan doğasına verilmiş bir nimet ve lanettir. Başkasından üstün olmak dürtüsü ve hükmetme isteği hepimizi etkisi altına  alarak başka kimliklere bürünmemize sebep olur.

Shakespeare’in ünlü Hamlet oyununda ki karakterinin sözü gibi; kimi zaman “Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor yürekten gelenin doğal rengini.” Belki de en iyisi olduğumuzdan farklı görünmeden doğal davranmamızdır.

Yorumlar kapalı.