TSK En Güvenilir Kurum Mu ?

Yayınlandı: 24 Ocak 2013 / ARDA İŞ: Yazılarım

               Askerden yeni dönen birinin muhabbetti ne olabilir, acısıyla tatlısıyla geçen bir sürenin anıları olur tabi. Kızdığımız bir çok şeye güleriz hatırlayınca aynen gerçek hayatta yaptığımız gibi, yani asker deyimiyle sivilde. Ama ben genel bir çerçeveden bakmak istiyorum, anılardan bahsetmeyeceğim, sonuçta herkese zorunlu kılınmış bir olay aynı senaryolarla her dönem tekrar tekrar yaşanıyor uzun ya da kısa fark etmez.

               Her zaman yapılan anketlerde TSK en güvenilir kurum olarak ön plana çıkar, ne olursa olsun bizim askerimiz var hiç bir şeyimiz yoksa denir. Gerçekten de halk askeri bir çok kere kurtuluş olarak görmüştür, hükümetlerin yapamadığını asker yapar çünkü.  Bir de askeri kökenli cumhuriyetimiz de unutulmamalı tabi. Biz savaşçı bir milletiz, adetlerimize ritüellerimize düşkünüz. Ancak TSK içeriden nasıl ? Gerçekten güvenilir bir kurum mu ? Bu kadar kalabalık bir toplulukta tabi ki çürük elma çok. Ayıklanan da var içeride kalanda. Benim 5 ayda gördüğüm tablo ise çok daha değişikti. Hazır her şey sıcakken o kuvvetli sandığımız, muhteşem ordumuzun aslında ne kadar zarar ve ziyanla yürüdüğünü yazmak istedim. Hem başıma bela olabilir diye hem de her şeye rağmen parçası olduğum bir olay olduğu için isim vermeden genel konuşacağım, ama intihar olaylarının ve psikolojik baskının neden bu kadar çok arttığını daha iyi anlıyorum.

             İlk olarak orduda size vatan sevgisi aşılanmıyor, hatta siz nerede olduğunuzu bilmeden yaşıyorsunuz diyebilirim. Geçen 5 ay içerisinde onca şehit vermemize rağmen bulunduğum alayda ne bir anma töreni, ne bir çelenk ne de olanlara ilişkin bir konuşma işittim. Belki içeridekilerin psikolojisini etkilememek için söylemiyorlar diyebilirsiniz ancak bu durum üstlerinizin ” Bırakın gebersinler ya” demesiyle neden bu kadar hasır altı ediliyor belli oluyor.

           Askerlik demek ülkeye hizmet etmektir bizim bildiğimiz buydu, ta ki aslında kişilere özel hizmet edildiğini görene dek. Gelen her askerin etinden sütünden faydalanıyor ancak ülke yararına değil kişisel menfaatler için. Örnek mi ? Tamirci olan biri, üstlerinin arabalarını tamir ediyor, parası olan hediyeler alıyor, özel masajlar, ve askerlerden toplanan paralar cabası!

          5000 kişilik alay son derece pis ve hijyenden uzak, tuvaletler rezalet, yemekler bulaşıcı hastalığı olanlarla karıştırılan ve iyi yıkanmayan pis tabak çanakla dolu. Acemi erlere yaptırılan yemek, çoğu zaman çok kötü, gıdalar eski ve tarihi geçmiş. Güya çocuklarına iyi bakılması vaadiyle teslim edilen çocuklar pislik yuvasında yaşıyorlar. Bunların üzerine hazırlatılan günlük yemeğim maliyeti 50 000 tl civarında ve yarısı çöpe dökülüyor.

         Bir diğer rezalet sağlık hizmetleri: Revir yol geçen hanı. Her başı ağrıyana iğne vurulan, doğru düzgün muayenenin olmadığı, insanlara hayvan muamelesi yapıldığı, koyun gibi dizilip nazi kamplarındaki gibi soyundurulduğu insanlık dışı bir muamele, sakat olana sağlam raporu verilen ilginç bir yer.

         Üstü kapatılan o kadar çok rezalet var ki, bazen biz bunları basında bile göremiyoruz. Eğitim zaiyatı dediğimiz ölümler aslında çok daha fazla, üstü kapatılan belge sahtecilikleri, hırsızlıklar, denetimsiz birimler…

        Sonrada bu terör neden bitmiyor diye söyleniyoruz, İmralı süreci diyoruz, teröriste söz hakkı verilir mi diye veryansın ediyoruz… Neden kendimize çeki düzen veremiyoruz önce ?

Yorumlar kapalı.