GERÇEK DAHİ KALMADI MI ?

Yayınlandı: 05 Şubat 2013 / ARDA İŞ: Yazılarım
Gerçek dahi kalmadı mı?
     Bu soru ABD’nin California-Davis Üniversitesi’nde psikoloji profesörü olan ve dahilerin hayatını araştırmak için yıllarını harcayan Keith Simonton tarafından ortaya atıldı. NtvMsnbc’de ki habere göre, alanında çığır açan ve tüm bildiklerimizi yeni baştan sorgulamamıza neden olan dahiler bugün artık yerini, bildiklerinin üzerine teoriler inşa eden bilim adamlarına bıraktı. 
    ABD’li bilim adamı, ilginç makalesinde Albert Einstein, Marie Curie, Nikola Kopernik  ve Charles Darwin gibi bildiklerimizi tamamen değiştirmemize ve her şeyi daha derin düşünmemize yol açan dahilerin artık kalmadığını savunuyor. Eğitim sistemlerinin tüm dünyada sorgulandığı bir sırada yazılan bu makale aslında fazla bilmekle üretkenlik arasındaki ters bağlantının bir sonucu mu? Bilim adamına göre evet. İnsanların “aptallaşmadığını ”  ya da önceki dahilerin daha akıllı olmadığını savunan Simonton, sorunun uzatılan eğitim süresinin olduğunu düşünüyor. Eğitim sisteminde ki uzun yıllar ve bilinen bilgilerin üzerine inşa edilen teoriler, aslında yaratıcılığı ve merakı öldürüyor. Bunun neticesinde çok fazla bilgiye sahip ancak fazla düşünmeyen beyinler ortaya çıkıyor. 
    Araştırmanın en çarpıcı taraflarından biri, bahsettiğimiz dahilerin aslında çok da parlak bir eğitim kariyerlernin olmadığı. Einstein öğretmenleri tarafından öğrenme güçlüğü çekiyor diye nitelendirilen bir kişi. Doktora, Master ve uzun süren üniversite hayatının aslında bilinenin aksine, düşünme ve analiz kapasitesini daralttığını savunan bilim adamı aslında yıllardır tartışılan bir konuyu da bu makale ile gözler önüne sermiş. 
   Türkiye’de 4+4+4 sistemi tartışıla dursun, kişilerin yetenek ve ilgi alanları ile hiç bağdaşmayan alanlarda ihtisas yapmaları ve maddiyat odaklı bir hayat sürmeleri aslında gelişimin önündeki en büyük engel gibi duruyor. Eğitimi süresi olan ve emekli olunan bir iş gibi gören öğrenciler, ezberle ve sorgulama olmadan çıktıkları eğitim hayatlarından aslında hiç bir şey öğrenmeden ayrılıyorlar. Baştan yanlış yönlendirilen gençler, sonunda mutsuz oldukları işlerde verimden uzak çalışıyorlar. 
  Belki de ABD’li bilim adamının çalışması ileride yeniden düzenlenecek eğitim sistemleri için bir referans olarak kullanılabilir. Böylece daha verimli ve sorgulayan beyinler, daha genç yaşta ne yapmak istediğini bilen bireyler yaratılabilir.

Yorumlar kapalı.