Hayat: Sorudan Önce Cevaplar

Yayınlandı: 24 Temmuz 2013 / ARDA İŞ: Yazılarım

Çoğumuz; büyük ya da küçük fark etmez, hayatın bir noktasında kendimize şu soruları sormuşuzdur: Neden hayat bu kadar karmaşık ? Neden daha iyi bir hayatım olmuyor ? Neden daha iyi bir işim yok ?  Ya da en muhtemel cevaplaması en zor olan neden buradayım ?

Bunları cevaplandırmak her ne kadar zor ise, kendimize göre cevaplar türetir, durumumuzu çevredeki koşullara bağlar hatta bazen başımıza gelenleri başkalarının suçu olarak görürüz… Başkalarını eleştirmek ve suçlamak, bunu kendi kendimize yapmaktan daha kolay olduğu için belki, ya da belkide  sorumluluk almak istediğimiz için. İnsanları eleştirmek ne kadar kolaysa, kazanmak bir o kadar zordur, ve yalnızlaşan toplumda insanları kaybetmek bir o kadar kolaydır artık.

Fakat hayatın en zor kısmı belki de bize sorulardan önce cevapları sunmasında yatar; belki de çoktan seçmeli bir test sisteminin seçeneği olmayan çocukları olan bizler için, sadece cevapları görmek soruları anlamaktan daha zordur. Hayatın karmaşıklığı konusunda, başımıza gelen her olayı anlamlandırma isteği, kendimizi dünyanın merkezinde tutma eğilimi, çoğu isterken azı kaybetmemiz, tüketirken düşünmememiz, belki de cevapları önceden bildiğimiz içindir. Sadece cevapları verilen bir testte soruyu bulmak çok daha zordur. Daha büyük bir emek ister.Cevapları vermek kolay, ancak doğru soruyu sormak zordur.

Saygıyı, sahip olduklarımızla satın alabileceğimiz yanılgısı bizi biz yapan özelliklerimizi tamamen yok ediyor ve birbirimizden uzaklaştırıyor. Saygının verilmeyeceğini ama alınacağını unutuyoruz. En önemlisi hatalarımızı tekrar etmekte ısrar ediyoruz. Bu yüzden cevapları bildiğimiz halde soruları bilmediğimiz için doğruya ulaşamıyoruz.

Objektif bir doğrudan bahsetmek olası değildir tabi, ancak belli normlar çerçevesinde, evrensel ahlak kanunları gibi, bazı evrensel doğrularda vardır. Hayatın , dünyanın her yerinde  dil, din, ırk ve yaş gözetmeksizin ortaya koyduğu ve bize her daim adaletsiz gelen sorudan önce cevap sistemi, onun aslında bize vermek istediği en önemli mesajdır; eğer mutlu olmak istiyorsanız, kendiniz için doğru olan sorularla başlayın, hazır cevaplarla yetinmeyin.

Yorumlar kapalı.