iNSAN

Yayınlandı: 28 Kasım 2013 / ARDA İŞ: Yazılarım

Gece gündüze karışmıştı, zaman ve mekan algımı çoktan yitirmiştim, 7/24 hiç durmadan yanıp sönen neonların aydınlattığı uzun yolda giderken, her şeyin ne çabuk değiştiğini düşünmeden edemedim. Kendimi asmakla, arabamı bir uçurum kenarına sürmek arasında kaldığım kararsız duygular içindeydim. Bir tünel varsa o tünelin sonunu hayal etmeye çalıştım, yoksa hiç var olmamış bir yolda mıydım, güzergahı ben mi belirlemiştim, yoksa belirlenmiş güzergahın dışında mıyım dedim, cevap alamadım, cevap yolunu bulmak isteyenlere gidiyordu belki, onlar duyabiliyordu bunu, bense belki de hiç yolu bulmak istemedim. Geceyi yakmak, gündüzü mahvetmek istedim hep, yoksa iflah olmaz bir asi  miydim ben ? Bir günahkar ? Yoksa zavallı bir yolcu mu ? Ya da hepsi birden bendim, kazanmayı kendine ilke edinen ama hayatın kazanmakla kaybetmek  olmadığını yeni anlayan bir aptal belki de… Hangisi olursam olayım , gücümü yitirmeye başladığım için olsa gerek, yaptığım hiç bir şey doğru gelmedi birden. İçimde ki pişmanlığı çıkarıp tokatlamak istedim, isyanı körüklemek, suçluluğumu boğazlamak, korkularımı kazıklar üstüne geçirip onlardan kurtulmayı diledim. Şansımı karşıma alıp konuşmak istedim benden ne istediğini öğrenmek için, öfkeme eğer bir korkak değilse yüz yüze gelmemizi söyledim. Kibrimin suratına tükürmek istedim ikiyüzlülüğünü anlaması için, içimde ki savaşı dışarı çıkarmak istedim bir an, görmek istedim, iradem tutkularımla nasıl savaşıyor , beynimdeki her bir hücreyi yan yana dizip hazır ola geçmelerini istedim önümde, düşüncelerimi toparlamak için, ruhumla yan yana koşmak istedim hangimiz gerçekten yaşamak istiyor öğrenmek için bir an ve bir an durdum hayal gücümle baş başa kaldık, ona en derindeki sırlarımı söyledim, biliyorum ki kimseye söylemezdi bildiklerimi, sonra bir an için bilinçaltımla iş birliği yapıp benim bilmediğim ama onun hatırladığı her şeyi bana söylemesini istedim,  kararsızlığım bana belki de bunun iyi bir fikir olmayacağını söyledi, onu dinlememek için cesaretimi çağırdım, ama sabırsızlığım beni sıkıştırdı çabuk ol dedi, zamanın geçtiğini unuttun mu yoksa ? kalbim patlamaya hazırdı … Saatli bir bomba gibi  her an vücuduma pompaladığı kanı düşündüm,  sağduyum temkinliydi sakin ol dedi, ama sabırsızlık beni sıkıştırmaya devam etti, kelimeler boğazıma düğümlendi, öylece baktım karanlığa, gölgelerden medet umuyordum artık… Kalbim hızlandı, boğazım sıkıştı, nefesim kesildi, beynimin buna bir dur diyeceğini umarak ona baktım, artık rahat bırakması için beni, bana şöyle fısıldadı ” Üzgünüm ben sadece görevimi yapıyorum.” Belkide haklıydı, ne de olsa ben sadece “İnsandım”.

Yorumlar kapalı.