Gülen’in Açıklaması Ne Anlama Geliyor ?

Yayınlandı: 21 Aralık 2013 / ARDA İŞ: Yazılarım

Fethullah Gülen, namı diğer Hoca efendi, tüm bu yolsuzluk tartışmalarının ve son zamanlarda ki sürtüşmelerin üzerine bir açıklama yaptı. Dinlemeyenler varsa bu linkten dinleyebilirler.

Türkiye bugüne kadar bir çok rüşvet ve yolsuzluk soruşturması gördü. Daha önceki hükumetlerde de bu gibi durumlar yaşandı ancak bu soruşturma zamanlaması ve konumu itibariyle değişik ve önemli. Bunun en önemli sebebi gezi olayları ile başlayan süreç ve iktidarın dış politikaları olarak görülebilir. Gezi olaylarının yarattığı psikolojik tahribat, bir yandan devam eden Kürt açılımı, Suriye ile ilgili politik söylemler ve yaptırımlar iktidarın bir süredir abluka altında olduğunu zaten gösteriyordu. Ancak bunların hiçbiri, cemaat ve çevresinin iktidarla olan ilişkisinin bozulması kadar iktidarı rahatsız etmemişti. Bir süredir devam eden soğuk savaş hali artık yeni bir boyut kazanıyor gibi görünüyor. Yolsuzluk soruşturmasının ne yönde ilerleyeceğini ve sonuçlarının kimlere dokunacağını şimdiden kestirmek zor fakat hükumette değişiklikler olacağı kesin.

Tüm bu olanların arasında Fethullah Gülen’in açıklamasına bir parantez açılması gerektiğini düşünüyorum. Gülen konuşmasında kişi ve kurumları hedef almadan, üstü kapalı bir şekilde, haram yemekten, haksız bir kazanç sağlamanın günahlarından ve kul hakkından bahsediyor. Bu kişilerin üzerine iki dünyada da felaket geleceğini söylüyor. Gülenin konuşması genel hatlarıyla kibir ve haksızlık üzerine bir vaaz gibi duruyor daha çok. Ama konuşmasının sonlarına doğru söylediği bir şey var; kimin başta olduğunun önemi yok demeye getiriyor. İnsanların birbirlerini tamamlamaları gerektiğinden bahsediyor. Rekabetin olmadığı herkesin birbirine saygılı olduğu bir yönetim biçimini ortaya koymaya çalışıyor; tüm bu eşitlikçi ve ahlaki söylemler onu politik bir figürden çok, birleştirici bir ulema imajı altında sunuyor ki belki de politikanın içinde olmadan, politik söylemler vermeden insanları etkilemek adına bir ders veriyor.

Gülen’in gerçekten inançlı, hümanist ve ahlaklı bir hatip , ya da insanları bu söylemlerle istediği yöne çekebilen bir manipülatör olup olmadığını ben bilemem, bunu söylemekte bana düşmez zaten. Ancak bu altı dakikalık konuşması bile, iktidarları kurup yıkabileceğini, isimleri istediği gibi değiştirebileceğinin en güzel örneği. Gelip giden isimler değişse bile önemli olanın kurumların kendi benlikleri olduğunu kavramış bir kişi. Bu açıdan Gülen’in konuşması bir gözdağından öte, bir gövde gösterisi olarak yorumlanabilir. Gülen ve cemaatinin varlığının temeli de oluşturmuş olduğu üst kimliktir kanımca.

Yorumlar kapalı.