ÇOK ÖZEL

Yayınlandı: 15 Nisan 2014 / ARDA İŞ: Yazılarım

Bu çağın en büyük dayatmalarından biri özel olma tutkusudur. Özel hissetmek, özelliği olmak, farklı olmak, başkaları gibi düşünmemek davranmamak giyinmemek yememek ve gerektiğinde başkaları gibi olmamak için hayatından bile vezgeçmek, çok uç gözükse bile Y kuşağının en büyük hobisidir. (1980-2000 arası doğanlar)

Normallik bir tür aşağılanma gibi görülür ve algılanır. Normal demek kimilerine göre vasat demekle eşdeğer durumdadır. Her şeyin en iyisini almak, en son çıkanını kullanmak ve en fazlasını istemek genel bir dürtüdür. Bu şekilde kendini mutsuz hisseden bireylerin ortaya çıkmaması anormal olurdu sanırım. Bu kuşağın bir parçası olarak, bizleri bu şekilde yönlendiren medya, pazarlama guruları , büyük iş gruplarının yöneticileri ya da hükumeti suçlamadan önce maalesef ebeveynleri suçlamak zorunda kaldım: Çoğumuzun ailesi daha en baştan ellerinde daha önce  olmayan imkanlarla iş  yapmışlar bir yerlere gelmişler, çoğu çalışmak zorunda olduğu için okumamış ya da okuyamamış, hatta çoğu annelik görevlerini tamamlamak adına kendi hayatlarından vazgeçmişler; şimdi bakıyorum da bu fedakarlığı yapabilecek insanlar var mı diye  kendime  soruyorum.

Maalesef yanıtını birbirinden kopuk, yalnızlaşan, bireyselleşmiş ama birey olmamış kişilere bakınca anlıyorum, ve bu fedakarlıkların ne kadar gerisinde durduğumuzu görüyorum. Eğitim ve kariyer odaklı hayatların bitmek bilmeyen kovalamacasında insanların hayatlarını hiç bir şeyin farkında olmadan geçirmeleri ne kadar üzücü aslında. Bu asla şu anlama gelmiyor ama: Amaçsız yaşamak. Ancak günümüzde daha fazlasını bekleyen eğitimciler, kurumlar ve başarısızlığı kabul etmeyen aileler arasında sıkışmış bu jenerasyon, kendisinin çok özel olmadığı gerçeği ile karşılaşınca vazgeçiyor ve hayal kırılığına uğruyor, ve  o güne kadar kendisine verilenlerin zaten kendi çabasıyla olmadığının farkında bile değil, aileler de bu gerçeği onlara göstermek yerine, biz sana her şeyi verdik masalının arkasına sığınıyor.

Eğer başarılı bireyler yetiştirmek isteniyorsa, onlara aile bağlarının, dostlukların önemini göstermek, hayatın bir asansör değil basamaklarla çıkılan bir merdiven olduğunu hatırlatmakta fayda var.

Yorumlar kapalı.