Ben iyi biri değilim!

Yayınlandı: 05 Kasım 2014 / ARDA İŞ: Yazılarım

Başlık komik veya saçma gelebilir, ama bunu söylememin bir nedeni var elbet; bu bir farklı davranma çabası değil. Bir süredir takip ettiğim her yerde konuştuğum herkesde bir mağduriyet furyasıdır gidiyor. Herkes mağdur, ezilmiş, ve bir şekilde hayat onlara kötü davranmış. Hatta bir şekilde engellenmiş ve önlerine set çekilmiş bir iyilik meleği ordusu var. Dünya’ya hasbel kader havadan cezalandırılmak için inen bu grup, tüm iyi niyet, sevgi, şefkat ve harika özelliklerine rağmen bir türlü istediğini alamıyor. Aldatılıyor , ve dışarıda ki yine bir grup acımasız, ahlaksız, sahtekar ve üçkağıtçı bir grup tarafından devamlı engelliyor. Bu bana artık ilginç gelmeye başladı artık… Ve açıkçası tüm bu insanların, sözüm ona namus timsali, ahlaklı ve geleneklerine sahip çıkan bu ezilmiş kesimin bir tür paralel yapıyla karşı karşıya olduğu görüntüsü beni rahatsız ediyor. Aklıma şöyle bir soru takılıyor önce, bunlar insan değiller mi ? Yani hisleri, duyguları, öfkeleri, kavgaları, bastırılmış yanları yok mu diye. Bir an için tüm bu duyguları kontrol ettiklerini varsayıyorum, ama o zaman da şöyle bir soru çıkıyor karşıma, eğer herkes bu kadar iyi ise o zaman bu devamlı kazık atan, aldatan söven pislik grup kim ? Daha öncelikli soru böyle bir gup gerçekten örgütlü olarak var mı ? Aslına bakılırsa ben bu durumu bir tür kendini kandırmaca oyunu olarak görüyorum, olayları ve insanları ele alış şekline bağlıyorum. Başlarına gelen herş şeyi kaderin bir oyunu olarak gören, herkesi ve her şeyi bir tür tehdit olarak algılayan ve kendini dünyanın merkezine koyan kişiler hayata dair her şeyi kendilerine yapılmış bir hakaret ve kötülük olarak alıyorlar ve bunun çerçevesinde kendilerini mağdur olarak göstermeye bayılıyorlar. Bende böyleydim, bende bu hastalıklı düşünce yapısına sahiptim. Dahası hayatın kendisini bir tehdit olarak alıyordum. Ama kendime tehdit oluşturan tek şeyin kendim olduğunu anladım. Bunu anlamak için kendime şu soruyu sordum ? Hayatım boyunca kaç kişiyi sırf kendi isteklerim ve arzularımın gerçekleşmesi için kırdım ? Bilmediğim kaç kişinin hakkını, ihtiyacım olmayan şeyleri tüketmek uğruna yedim ? Kaç kez aslında bir diğerinden daha fazla hakkım olmadığı halde bir şeyleri haketmeden elde ettim ? Kendimce doğru olanı yapmaya çalışırken kaç kez başkalarının doğrularını ezdim ? Sanırım bu sorulara hiç birimiz en az bir kez de olsa yapmadık diyemeyiz. Bu açıdan ben çok iyi biri değilim, aslında olmayı da reddediyorum çünkü bu benim doğamda var. Önemli olan bu yolda ikiyüzlü olmamak… Çünkü ikiyüzlülük insanın kendi hatalarıyla karşılamasını engelleyen, gelişimini durduran ve belki mükemmel değil ama gerçekten iyi bir olmaya çalışmasını mahveden bir durum. Kendimizi çok iyi bir olarak tanımlamadan önce, kendi ikiyüzlülüğümüzle karşılaşalım ve kötü olan yanımızı da unutmayalım.

Yorumlar kapalı.