MALİ NOTLARI

Yayınlandı: 19 Mart 2017 / ARDA İŞ: Yazılarım

Afrika yazılarıma devam etmem için notlarımı ve görselleri toparlamam gerekti, bir kültürü tamamiyle anlatabilmek için onun tüm örf adet ve ritüellerine hakim olmak gerekiyor, ancak bunu kısa süren seyahatlerde yapabilmek mümkün değil. Afrika kıtası insanlığın başladığı yer olarak bilinir. Bilim adamlarına göre yaklaşık 23  milyon yıl önce insanların atası denebilecek Homonidea türü Doğu Afrika’da yaşıyordu. ( https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0nsan%C4%B1n_evrimi#cite_note-25 ). Yani Afrika kıtası sadece ticari ve yer altı kaynakları açısından önem arz etmekten öte uygar insanın ilk adımlarını attığı yer olarak da büyük önem taşır. Böylesine önemli bir coğrafyanın, bugün açlık,savaş, darbe, kıyım ve geri kalmışlık ile hatırlanması kendi içerisinde ayrı bir ironidir.

Benim içinse Afrika Kıtası küçüklüğümden beri maceranın, değişik hayvan türlerinin, tropikal ağaçların ve sıcağın sembolü idi. Her ne kadar şartlar beni bu kıtanın içine atmış bile olsa burasını tanımaktan ve görmekten her zaman büyük bir zevk aldım. Seyahatimin üçlü ülkeler pazar araştırması ayağında (Moritanya-Mali-Fildişi ) 2. durağım Mali idi. Bundan önce Kuzey Afrika’da Fas,Tunus, Cezayir, Doğuda Tanzanya, Kenya, Angola, Nijerya, Sudan, Gana, Senegal ve Güney Afrika’ya seyahat etmiştim. Bu seyahatlerime de değineceğim. Gelecek hafta da Rwanda ve Uganda seyahatimle birlikte toplam 15 ülkeyi gezmiş olacağım. Ancak daha keşfedilecek onlarca ülke ve yer var…

Mali’nin başkenti Bamako için tam bir Afrika şehri diyebiliriz. Her şeyiyle Afrika kültürünü ve doğasını yansıtıyor. Mali, Batı Afrika Birliğinin bir parçası olarak eski bir Fransız sömürgesi olarak karşımıza çıkar ve resmi dil Fransızcadır. Diğer üye ülkeler;

 Benin
 Burkina Faso
 Fildişi Sahili
 Gambiya
 Gana
 Gine
 Gine-Bissau
 Liberya
 Mali
 Nijer (yeniden [1])
 Nijerya
 Senegal
 Sierra Leone
 Togo
 Yeşil Burun Adaları

Ancak Mali’ye eski bir sömürge Cumhuriyeti demek ona haksızlık olur. Bu 14 milyonluk Müslüman ülke 1200 yıllarda kurulmuş eski bir sultanlık ve Türklerle  ilişkileri Memluk Devletine kadar uzanıyor. Bu açıdan bakıldığında Mali ile çok eskiye dayanan bir irtibatımız var. Ancak zamanla unutulmuş Türk-Afrika ilişkileri, kıtanın yeniden önem kazanmasıyla başka bir devreye girdi. Mali’de geçerli paramı birimi Frank (CFA Communauté Financière Africaine (“Afrika Finansal Topluluğu”) ). Birliğin üyelerinin kullandığı ortak para birimidir. Mali bir anlamda bu Birlik ile hareket eden bir ekonomiye sahiptir. Bamako şehir olarak henüz tam anlamıyla oturmuş değil ve keşmekeş halinde olan bir trafik var. Ancak tüm bu keşmekeşe rağmen yükselen binalar, hareketli sosyal yaşam, bu şehrin önemli bir ticaret merkezi olacağının işareti. Şehri ikiye ayıran nehir , ufak köprülerle birleştirilmiş. Bu yüzden oluşan ufak çaplı bir Boğaziçi trafiği ile karşılaştırabilir. Bamako değişik taraflarından biri de burada ciddi bir turist çeşitliliği görünebilir. Senegal’in Dakar’ı için kullanılan Avrupai tabiri burası içi geçerli olmasa da yüksek turist popülasyonu size yapılan yatırımlar hakkında fikir veriyor. Dediğim gibi buraları eski sömürge toplumları olarak bilinse de artık o algıdan çıkmak isteyen hükümet ve iş çevreleri, bunu yapılan yerli yatırımlarla ve modernleşme ile göstermek istiyor. Afrika’nın en sevdiğim taraflarından biri, bu derece zulum ve sömürüye rağmen kendi kültürlerini koruyup, kendi dillerini kaybetmemiş olmamaları. Kendi aralarında Bambara denilen Doğu bölgesine özgü yerel dil kullanılıyor genellikle. Burada sınıf farkı zengin ve ya yoksul olmak yerine hangi kabileden geldiğinizle ilgili. En güçlü kabileler genelde en üst sınıf işlerde ve hükümette yer alıyor. Bu da iş yaparken bu insanlarla olan iletişiminize bağlı olarak iş hacminizi etkileyen bir durum. Bamako’da sosyal yaşam festivaller ve gece hayatıyla da hareketli. Gece dolaşmaya çıkarsanız yanınızada yerel birinin olmasında fayda var, çünkü her şeye rağmen güvenlik üst düzey değil. Buraları her zaman iç savaşlarla, darbelerle bir şekilde politik dengesizliğe sahip yerler. Bu açıdan kendinizi garantiye almak için tek başınıza dolaşmamanızı tavsiye ederim.

 

 

Yine birkaç görselle bu yazıyı tamamlıyorum, gelecek sefere Fildişi’nin Abidjan şehrinden izlenimlerimi aktaracağım.

 

 

 

 

Yorumlar kapalı.