Christopher Nolan

Mail Ve Cep Telefonu Kullanmayan Yönetmen

christopher-nolan-the-dark-knight-rises-batman

Batman Trilogy, Inception gibi hayal gücünün sınırlarını zorlayan filmlerin yönetmeni Christopher Nolan aslında tam bir teknoloji karşıtı. Apple’ın Iphone uygulaması Siri için ” Ne için yapılmış ki ” diye soruyor Nolan. Hiç cep telefonu kullanmayan ve hayatında hiç mail atmamış Nolan, insanlarla yüz yüze konuşmanın ve iletişim kurmanın daha etkili olduğunu düşünüyor. Ancak bunun ötesinde Nolan için bu cihazlar bir gereklilik değil. Mesaj atmanın ve mail atmanın düzgün bir iletişimi engellediğini düşünenlerden ve bu konuda bir açıdan da haklı sanırım. Daha fazla sanal ortamda iletişim daha az gerçek ilişkiler doğuruyor ve arkadaş listemizdeki yüzlerce arkadaş arasından aslında pek azıyla gerçekten iletişimde olduğumuzu düşünürsek, bu da onu haklı çıkaran noktalardan biri. Bunun ötesinde, başarının tarifinin de olmadığını kanıtlayan biri Nolan. Değişime ayak uydururken yine de kendi olabilen biri. Ancak ironik olan durum tabi ki, tüm filmlerinde hayal gücünün ötesinde yüksek teknoloji aletlerini ön plana çıkaran birinin hiç telefonunun olmaması.  Yine de Batman üçlemesi filmine, bir teknoloji ve süper kahraman aksiyonu olarak bakmamak lazım. Aslına bakarsanız, Nolan tüm bu alengirli kostümler ve cihazları birer maske olarak kullanıyor aynı Batman’nin kullandığı maske gibi. 3 filmde de önemli liderlik dersleri var;

  1) Organizasyonlar kişiler değil fikirler etrafında kurulmalı :

Nolan, tüm Batman serisi boyunca aslında bu fikir üzerinden yürüdü. Batman yani maskeli adam herhangi biri olabilir; organizasyonlar kişilerden daha uzun ömürlüdür.Eğer organizasyon ve kurumlar tek bir kişi üzerine kurulursa , gelecekleri de bu kişilerin yaptıklarına göre şekillenir. Bu konuda ki en güzel örnek Pixar ve Apple firmalarıdır. İki firma da büyük ölçüde Steve Jobs tarafından yönetilmiştir. Ancak Apple bugün Steve Jobs ismiyle eşanlamlı bir hale gelmiştir. Bunun tersine Pixar sistemini bir adamın bir vizyonu yerine daha sağlam değerler üzerine oturtmuş ve Jobs ayrılmasına rağmen Up ve Wall-E gibi iki önemli animasyon filmini yaratmıştır.

  2)  Niyetten çok ne yaptığınız önemlidir:

” İçinde kim olduğun değil, yaptıkların seni tanımlar”

Herkes her pazartesi diyete başlar, bir kitap yazmak ister, ya da spora gitmek için bir kulübe yazılır. Ancak ertesi gün ya da biraz zaman geçtikten sonra bu fikirleri bir şekilde bölünür. Kenara atılır. Ya da o anki günün karmaşası içinde bunlara vakit olmadığını iddia eder. Herkes hayallerini ve iyi niyetlerini her gün paylaşır ancak çok az insan bunları gerçekten hayata geçirme güdüsüne sahiptir. İleride hayal ettiklerinizle değil yaptıklarınızla hatırlanacaksınız.

  3) Doğruyu söylemekten korkmamak:

Filmin en can alıcı noktalarından biri de yalan üzerine kurulu bir düzenin ve ya fikrin asla sürmeyeceğidir. İşler iyi gitmediği zaman hepimiz etrafımızdan gerçekleri saklarız ya da en azından saptırırız. .Çevremizdekilerin kötü etkilenmelerini istemediğimiz için yaparız bunu belki, ancak yalanı sürdürmek işleri daha çıkılmaz hale sokacaktır. İnsanlara güvenmeyi öğrenmek ve olanları açıkça anlatmayı ilke edinmek, hem daha fazla yardım almamıza neden olur hem de yükü paylaşmamızı sağlar.

 4) Başarısızlığı, başarı için riske etmek gerekir:

” Ölümden korkmuyorsun, ve bunun seni güçlü yaptığını düşünüyorsun. Ama aslında zayıf kılıyor… Ruhun en önemli güç kaynağı olmadan nasıl daha hızlı hareket edebilir nasıl daha uzun dövüşebilirsin: Ölüm Korkusu”

Bir çok psikolojik araştırma gösteriyor ki insanlar risk almaktan kaçınıyor, hatta kazanmaları ve kaybetmeleri eşit olasılıkta olsa dahi risk almıyorlar. Ancak hayat ve kariyer konusunda çok fazla önlem almak, çok hazırlık yapmak aslında insanları yavaşlatıyor. Filmde de  Bruce Wayne bir mağaradan çıkmak için 3 kez deneme yapıyor ancak 3’ün de başarısız oluyor çünkü bir iple yere bağlı ve düşünce bir şey olmayacağını biliyor ancak ipsiz denemesinde bunu başarıyor, bu da aslında hayata dair bir metafor, bazen ipsiz tırmanmak gerekiyor.

 5) Başarısız olduğunuzda bunun sizi yok etmesine izin vermeyin:

Ne kadar çok çabalarsanız çabalayın hayatın bir noktasında başarısızlık kaçınılmazdır. Ancak önemli olan konu bu değildir. Bununla nasıl yüzleştiğinizdir. Bazıları bunu suçu başkasına atarak yaparak, bazıları bahane uydurur, bazıları da aynı hataları hiç ders almadan tekrarlar. Ancak bazılarımız, başarısızlığı kucaklar ve her zamankinden daha güçlü olarak hayata geri dönerler. Bazen yeniden başlamak gerekir ve geçmişte ne yapmış olursanız olsun yeni başlangıçlar geçmiş başarısızlıkları kucaklamayı gerektirir.

http://www.forbes.com/sites/alexknapp/2012/07/30/five-leadership-lessons-from-christopher-nolans-batman-trilogy/

http://www.cultofmac.com/180320/dark-knight-rises-director-christopher-nolan-doesnt-get-siri/

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s